5941 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Görüşü

                

TURHAL TİCARET ve SANAYİ ODASI

01.02.2012

       Son zamanlarda Çek Kanunu’nda değişiklik yapılması konusu gündemin önemli maddeleri arasında yer almaktadır.  Değişiklik ile ilgili kamuoyu, özellikle iş insanlarının mağduriyeti ve çek güvenilirliği konuları üzerinde tartışmaktadır.

        Elbette ki kriz döneminde yaşanılan maddi sıkıntılardan dolayı Çek Kanunu nedeni ile hapis cezasına çarptırılan kişilerin söz konusu mağduriyetlerine çözüm getirilmesi olumlu ve takdire şayan bir yaklaşımdır. Zira elinde olmayan sebeplerden dolayı çek ödemelerinde güçlük çeken kimselerin hapis ile cezalandırılması alacaklı taraflar açısından hiçbir fayda sağlamamaktadır. 

      Çek Kanunu’nun değişmesi ile birlikte karşılıksız çek düzenleyen iş insanlarına 10 yıl süresince çek yasağının getirilmesi olumlu bir durumdur. Buna ek olarak borcunu ödemeyen yükümlülerin ticari sicillerini etkileyecek yaptırımlar da uygulanabilir.

      Bankaların çek işlemlerindeki sorumluluğunun arttırılması ve yaprak başına düşen garanti miktarının yükseltilmesi karşılıksız çek oranlarını azaltacaktır. Buna ek olarak da bankaların bir takım gerekçeler sunarak garanti edilen tutarı ödemekten kaçınmalarına yönelik çeşitli önlemler alınmalıdır.

     Diğer yandan, karşılıksız çek düzenleyenlere yönelik hapis cezasının kaldırılmasının olumsuz durumlara yol açacağı görülmektedir. Ödeme imkânına sahip olmasına rağmen mal varlığını gizleyerek ödemeden kaçınan kötü niyetli kişilere yönelik caydırıcı unsurlar ortadan kaldırılmış olacaktır. Üstelik hapis cezasının kaldırılmasının ardından, senet örneğinde görüldüğü gibi çek de iş insanları için bir ödeme aracı olmaktan çıkacak ve bu sebeple çek ile yapılan satışlar durabilecektir.  Bu bağlamda, çekin ticari bir ödeme aracı olarak kullanılmaya devam edilmesini sağlamak adına çek karşılığına yönelik sigorta yapılması alınabilecek tedbirler arasında yer almaktadır. Her bir çek yaprağı için çek düzenleyen kişiler tarafından bir sigorta bedeli ödenerek yeni bir sistem kurulması ticari açıdan faydalı olacaktır.

      Bu sebeplerden dolayı çek alacaklılarının haklarını gözetmek açısından çekini ödemeyip mal varlıklarını gizleyen kötü niyetli kişileri caydırmaya yönelik daha güçlü yaptırımlar uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Örneğin; idari para cezasını belirlenen süre boyunca ödemeyen kişilere hapis cezası getirilmesi düşünülebilir. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan dolandırıcılık suçu ile ilgili maddelere atıfta yapılarak caydırıcılık arttırılabilir.

     Sonuç olarak, yasal düzenleme yapılırken, Türkiye ekonomisinin çarkları içinde uzun yıllardır çok önemli işlev üstlenen vadeli çeklerin güvenilir konumunu kaybetmemesine ve kötü niyetlilere karşı iyi niyetli iş insanının korunmasına özen gösterilmelidir.